Turkey etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Turkey etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24 Mayıs 2016 Salı

Üniversite Tasarım Projeleri III - Industrial Building Design Project




Proje Yeri: Bakü-Azerbaycan
Proje Yılı: 25-12-2015
Proje Konusu: Prefabrik Endüstriyel Fabrika Tasarımı
Proje Süresi: 25 Nisan -25 Mayıs 2016
Proje Ekibi: Ziya ASLAN
Proje Danışmanı: Öğr. Grv. Rizvan Bayramov

Dileyen arkadaşlarlar eğer isterlerse projenin 3D yazdırılabilir modelini aşağıdaki bağlantı adresinden indirebilirler.

Indurstrial Building Design Project 3D Model Download / İndirme Bağlantısı

















Share:

21 Mayıs 2016 Cumartesi

Üniversite Tasarım Projeleri II - Multi Family Housing Design Project

Proje Yeri: Bakü-Azerbaycan
Proje Yılı: 20-02-2016
Proje Konusu: Apartman Tasarım ve Uygulama Projesi
Proje Süresi: 20 Şubat-25 Mart 2016
Proje Ekibi: Ziya ASLAN
Proje Danışmanı: Öğr. Grv. Rizvan Bayramov



Selamun Aleyküm sevgili dostlarım,

Uzunca bir zaman diliminden sonra kısa denilemeyecek bir vakit bulunca sizlere yazmak geldi içimden. Tasarımını yapan kardeşlerimiz, meslektaşlarımız bilir. Üniversite Mimarlık Fakültesi öğrencilerinin tartışılmaz ödevlerinden biridir. Ve genelde çok zorlar Hocaları öğrencileri bu konularda ne hoştur ki, üniversiteden üniversiteye değişen bir anlayış olsa gerek tasarım ve uygulama müfredatı. Bizim bu projedeki amacımız konsept tasarım olarak görselliğe çok fazla ağırlık vermeyerek yaşanılabilir bir yapı tasarlamak ve uygulanabilirliğini kontrol etmekti. Çoğu insanın tartıştığı bir konudur aslında. Tasarım, Uygulanabilirlik ve Kullanılabilirlik mevzusu. Ben bunlara açıkcası Bermuda şeytan üçgeni diyorum. Sebep o'dur ki, bence her tasarım uygulanabilir ve kullanılabilir değil! Bu ayrı bir konu başlığı elbetteki, keşke sizlere örnekler vererek bunu anlatabilecek vaktim olsa lakin hoş görün ki, zamanın değerini anladığım bir dönemdeyim. Demem o ki, Bu projede asıl amaç insanlara yaşanılabilir, erişilebilir, ekonomik ve kullanışlı bir yapı tasarlamaktı. Ben, bunu kendimce yaptım. Projemde önem verdiğim konu ise Engelsiz bir proje olması idi. Sebebi belli malum. Bizler Mimar olarak acaba cebimiz için mi çalışıyoruz yoksa bu dünyada bazı engelleri olup da aslında kalplerinde insanlara engel koymayan o koca yürekli insanlarımıza mı? Arkadaşlar bizler, Mimarlar, Müteahhitler, Belediyeler olarak Engelsiz Kentler tasarlamakla yükümlüyüz. Çünkü eğer engelsiz kentler tasarlarsak işte o vakit daha yaşanılabilir bir kent dokusunu oluşturabiliriz. Bu sebeple projemin Altın Oranına koyduğum Engelsiz Yapı fikri ile harmanladığım projemi Uygulama projesi olarak hazırlamaya çalıştım. Şimdi işinin ehli bir kaç dostumdan eleştiri alabilirim. Bu uygulama projesi ise hani bunun Window Book'listeleri, Speq'leri etc. gibi diyebilirlerse. Abartmayalım :) derim. Sevgi ile kalın. Yakın bir vakitte ve inşaallah mübarek Ramazan ayından önce sizlerle bir kaç proje daha paylaşacağım. :)









Share:

ZArifoğlu Dilinden Teşekkür :)


Dostlarım, öncelikle g+ profilimden bana ulaşıp mesajlarını esirgemeyen arkadaşlarımıza teşekkür etmek istiyorum. Uzun ve yorucu bir koşturmacanın ardından nihayet yazma ve proje paylaşma zamanı ayırabildim kendime. Bu teşekkürü siteye ilgi gösteren, mimarlık mesleğini kendine hayat felsefesi edinmiş ve mesleğini seven kardeşlerimize, arkadaşlarımıza, araştırma görevlilerimize, öğretim görevlilerimize ve kim bilir belki vardır içlerinde bir ihtimal bile olsa Doçent ve Profesör ünvanı almış akademisyenlerimize kocaman bir ZArifoğlu dilinden teşekkürlerimi sunuyorum. İyi ki, varsınız. :) Restorasyon hamuru ile yoğrulmuş yorucu bir eğitim ve öğrenim hayatı görmüş bir dostunuz olarak biraz şuan ki, durumdan olsa gerek tasarım ve günümüz mimari şartlarına uygun proje dosyaları paylaşmış olsam da yakında tekrar sizler için seçtiğim bir kaç kerpiç, ahşap ve taş yapılardan oluşan bir kaç özel restorasyon projesi dosyası hazırlayıp paylaşacağım. Bu dosyalarda ağırlık verdiğim özellik genellikle projenin hikayesi, konsepti, tasarım serüveni ve detayları bundan olsa sebep ki, özellikle yeni başlayan dostlarımıza bir ilham kaynağı olsun istiyorum. Ayrıca her projeyi direkt olarak jpeg formatında kaydedip buraya yüklemediğim için sunum ve proje tanıtım bilgilerini paylaşmak biraz emek istiyor. Tekrar gösterdiğiniz ilgiye teşekkür ediyorum.

Saygılarımla,
ZArifoğlu
Share:

13 Ocak 2016 Çarşamba

İşte O Hisar, Hep Muhabbet...

Hızlı yaşıyoruz.Yemekler hızlı... Kitaplar özet... Kelimelerin içi boş... hadi Edip CANSEVER’ce söyleyeyim
‘‘ Gelmiyor içimizden hüzünlenmek bile
Gelse de
Öyle sürekli değil
Bir caz müziği gibi gelip geçiyor hüzün
O kadar çabuk
O kadar kısa
İşte o kadar.’’
Ramazan biraz da,Bir dur! demek için geliyor.bir düşün!... bir dinle!... demek için geliyor birazda. İçi boşaltılan kelimelere bir anlam yüklemek için geliyor birazda ne diyeceksiniz.Muhabbet mesela, Muhabbet ne demek sahi? Mesela; Allah rasulü (sallallahu aleyhi ve sellem)kalkmış Mekke'den Medine'ye hicret edecek, kapısının önünde bekleyenler... ellerinde silah....Sabaha karşı bir vakit, yatağında uyuyan bir güzel var.''Ben ilmin şehriyim, Ali kapısıdır.'' İmam Ali kerem allahu vech,uzanmış yatağa,Biraz sonra Allah rasulünü öldürmek için gelecek olanlar kendisini bulacaklar yatakta ama! ‘‘Fedâke ebî ve ümmî ya Rasulallah’’ sırrına erenler için can vermek nedir ki,
‘‘ Taşa Verdim Yanımı
Toprak Emdi Kanımı
Azrail'e Can Vermezdim
Canan Aldı Canımı ’’

diyenler için can vermek nedir ki, Allah rasülü sıyrılır geçer onların arasından.Bir hışımla dalarlar içeri ve örtüyü kaldırırlar, yatakta Hz.Ali kerem Allahü vech, işte bunlar hep muhabbet, Allah rasulü yürür... Mekke’den ayrılırken yüksekçe bir tepeden kabesine bakar, 
''Kâbe, biliyorsun ki ben seni seviyorum ama senin insanların beni bırakmıyorlar.''
işte bunlar hep muhabbet, ve bir mağara... ikinin ikincisi yanı başında... biraz mahsun, biraz boynu bükük Hz. Ebûbekir. bir ağ, bir güvercin yumurtası... dışarda koşuşturmacalar...eğilip baksalar görecekler iki dostu... Hz. Ebûbekir mahsun, ve bir ayet... 
''Lâ tahzen innâllahe meanâ''(Tevbe-40) 
''Mahsun olma!. Allah bizimle beraber... Dizini dizime yapıştır. Kalbini kalbime... Allah de! dilini damağına yapıştır.''
İşte bunlar hep muhabbet...
Allah rasülü döner Uhuda bakar,
‘‘Uhud, bizi sever... biz de Uhud'u’’
Uhud, bizi sever mi? muhattab o ise, dağlarca sever Uhud...
İşte bunlar hep muhabbet...
Bir kütük gözyaşı döker... Allah rasülü, o küçük minberciğe ilk defa çıktığı vakit, kütük ağlar mı? Odun değilse ağlar kütük!
İşte bunlar hep muhabbet
Muhabbetten hasıl olmuştur çün Muhammed... O’nu anlamak, muhabbeti bilmekle başlayacak belki de, herşey O’nu anlamakla başlayacak. O’nu anlamak,
İşte o muhabbeti bilmekle... Hani düşünün,
Âdem aleyhisselam, bir yasak daneyi yedi ve cennetten dünyaya indirildi. öyle mi? hepsi bu kadar mı? Bu işin bir muhabbet kısmı yok mu? Evet peygamberlerin küçük sürçmelerine zelle diyoruz. Onlar da hata olsun diye değil!... kendinden sonra gelenlere yol göstermek için. Aman ha bunu yapmayın diye...O küçük sürçmelerin adı zelle Âdem aleyhisselamın zellesi, bir yasak daneyi yemek. Hepsi bu kadar mı? hiç yok mu bu işin içinde bir muhabbet. Şâir ne diyor...
‘‘Gubar-ı payine almam cihânı Yâ Resûlallah,
Değişmem muyine heft asumanı Yâ Resûlallah
Duyunca makdem-i teşrifin sulb-i pakinden Âdem
Değişti habbeye bağ-ı cinanı Yâ Resûlallah.’’
Ayağının tozuna cihânı verseler almam Yâ Resûlallah,
Saçının bir teline, yedi kat göğü değişmem Yâ Resûlallah.
Senin teşrifinin, ter-temiz sulbünden geleceğini duyunca Hz. Âdem,
Bir habbeye, cennetleri değişti Yâ Resûlallah.
İnsanoğlu'nun yeryüzü serencanının sebebidir muhabbet...
Ve işte bunlar hep muhabbet
Karşı'da bir hisar...
Yukarıdan bakınca ‘Muhammed’ yazar...
İşte o hisar hep muhabbet... hep muhabbet...

Peki neden? neden ecdadımı Peygamber efendimiz Hz.Muhammed Mustafa (s.a.v)'in adını ima eden bir hisar inşa edildi? Dedim ya hızlı yaşıyoruz, düşüncelerimiz dâhi hızlı... o kadar çabuk işte. Devlet-i Aliyye-i Osmâniyye'in koca padişahı Fâtih Sultân Mehmed Hân, bu hisarın fethi hadisinde müjdeleyen onsekiz bin âlemin sultanı olan peygamber efendimizin adının görünmesini istemiştir. Kûfi olarak yapılan bu hisarda uydu'dan ve karşı Anadolu hisarından baktığımızda Muhammed ismini görürüz. İşte bütün bunlar hep Muhabbet... Dönüp'te baksak dünümüze, anlayacağız belki de, İstanbul'un fetih sebebini... bu dünyadan göçmeden O'unun Alemler sultanı (s.a.v)'in Âşkını yaşayan ümmetinin geride nasıl onun adını haykıran eserler bırakmak adına yarıştığını. İşte bunlar hep Muhabbet. Rumeli hisarının için bir camii var. Restorasyonu yapılıyor şu an, umarım en kısa zamanda bitirilir ve biz de orada secde etme şerefine nail oluruz.
işte bunlar hep muhabbet... 
ne demişti şair,
Aşk-ı Muhabbet ezeli.
Aşk-ı Muhammed ezeli.

ZArifoğlu








Share: